Müslümanlar İçin Zafer Yolu
Milli Gazete-Köşe Yazıları
- 24 Aralık 2018
Çarşamba
Bu yazı Müslümanlar için yazılmıştır. Müslüman olmayan da okuyabilir ama lütfen karışmasın. Çünkü anlamaz, algılayamaz.
1. Kurtulmak… 2. Ebedî saadete (mutluluğa) nail olmak… 3. Zafer bulmak… 4. Esaretten dinî-şer’î hürriyete kavuşmak… 5. Zilletten izzete… 6. İnandığı gibi yaşama serbestliğine sahip olmak… 7. Din, iman, can, mal, ırz, namus, nesep güvenliğine sahip olmak…
Yedi maddede saydığım bu isteklere, temennilere, ümitlere nasıl kavuşabiliriz?
1. Allah ile olan bütün işlerimizde
olmalıyız.
2. Yaratıklarla olan bütün işlerimizde
olmalıyız. Mü’minlere karşı
olmalıyız. Fitne ve fesat çıkmaması için
olmalıyız.
3. Kur’ân’ı imam, düstur,
olarak kabul etmeliyiz. Kaos, anarşi, fitne fesat ve tefrika olmaması için onun yorumunda, kendi heva ve re’yimize göre değil, Peygamberin (Salat ve selâm olsun O’na) vekilleri ve varisleri durumunda olan icazetli ulemâya, fukahaya, müfessirlere tâbi olmalıyız.
4.
ve O’nun bu devirdeki
itaat etmeliyiz.
5. Ümmet’in başına bir
seçmeli ve ona biat etmeliyiz.
6.
tashih etmeliyiz.
7.
ikame etmeliyiz.
8.
9.
10.
11. Bize yetecek ve kendimizi kurtaracak miktarda
(öğrenilmesi farz olan din bilgilerini)
. Hattâ bunları ezberlemeliyiz.
12.
Ahlakımızı mutlaka iyileştirmeli, güzelleştirmeli, Allah’ın ve Resulullah’ın beğeneceği hale getirmeliyiz.
13.
14.
Kur’ân’da
buyuruluyor. Böyle kimseler elbette iflâh olmaz. Hem ribaya batmış olacak, hem de Allah ona necat, zafer, izzet verecek. Böyle şey olur mu?
15.
(Müslüman kadın ve kızları) Kur’ân’a, Sünnete, Şeriata, fıkha, İslâm ahlâkına uygun şekilde hicablı, hayâlı, iffetli yaşatmalıyız.
16. (Bu madde çok önemlidir!..)
Bedevîlikle necat, izzet, zafer olmaz.
17. Parayı ana değer kabul etmek sapıklığından (tekrar ediyorum sapıklığından) berî (uzak) olacağız.
18.
19. Kur’ân’a, Sünnete, icmâ-i ümmete aykırı
20.
(fanatizmini)
21.
22. Lüks, israf, aşırı tüketim, gösteriş, gurur, kibir ve konfor bağımlılığından uzak duracağız. Kanaatkâr Müslümanlar olacağız.
23.
(zekâ ile akıl arasında nüanslar vardır),
(saydığım sıfatlara dikkat buyurunuz)
Onları eğitimci, iletişimci, hukukçu vs. mesleklerde yönlendireceğiz.
24.
(tekrar ediyorum bir gence)
(lise, üniversite, yüksek lisans ve doktora, özel ve paralel eğitim, birkaç yabancı dil vs. için)
Söylemeye hacet yok ki, bu masraf, iyi ve geçerli bir plan ve program dahilinde, ehliyetli elemanlar ve mürebbiler tarafından yapılacaktır. Aksi takdirde para boşa gider.
25.
(sömürüsünü),
Din sömürüsü böyle devam ederse, kurtulmak bir tarafa, büsbütün batar, mahv ve helâk oluruz.
26. İslâm ve Ümmet hizmetleri
verilecektir.
27.
28.
bizi bölmesine imkân tanımamalıyız.
29. İman, İslâm, din hizmetlerini meslek veya hobi olmaktan çıkartmalı ve bunları, canla başla, deliler gibi (aslında en akıllı onlardır) yapacak âşık ve muktedir kimselere vermeliyiz.
30. Bugünkü anarşi ve kaosa son vermeli,
kurmalıyız.
31.
32.
ve bunlarla yasal sınırlar içinde mücadele etmeliyiz.
Bu saydıklarım yapılmazsa bizim için zafer ve kurtuluş olmaz.
büsbütün zillete batırır.
Kurtuluş Kur’ân’da, Sünnette, icmâ-i ümmette, cumhur-i ulemâ yolundadır. Kalpleri temiz, keşifleri açık, niyetleri halis olan salih kimseler istihare yapsınlar. Bakalım ne görecekler…
Bir caminin önünden geçiyorsunuz, Ezan okunmaya başlıyor…
Böyle yapmamayı bir ihanet olarak görürdüm.
Caminin önündeyim. Ezan başlıyor.
Ezan okuyan kimse iyi okuyamıyor. Zaten sesi hiç müsait değil. Ne usûl biliyor, ne erkân. Sadece avaz avaz bağırıyor. Zamanımızda minareye çıkmak da yok.
Bu zat Ezan okumuyor,
Bu zat, hoparlörleri sonuna kadar açtığı, sesi müsait olmadığı için Ezan okurken Ezana eza veriyor. Cami kalabalık bir yerde, öğle vakti kalabalık yoğun. Böyle
Bu anlattığım manzara dolayısıyla şikayetçiyim: Kimlerden?
1.
şikayetçiyim.
2.
şikayetçiyim.
3.
şikayetçiyim.
4.
şikayetçiyim.
5. (Hangi delikteyseler)
Çok şükür
Okuyoruz, okutuyoruz ama çok nâdir istisnalar dışında doğru dürüst okuyamıyoruz.
Diyanet’in küçük bir devlet kadar bütçesi var.
Yıllardır yazarım, hâlâ bir
kurulmadı.
Bir yere solmuş, yırtılmış, delik deşik, dörtte biri kopmuş bir bayrak assalar üzülüp öfkelenmez misiniz?
Ezan, hiç olmazsa büyük yerlerde mutlaka güzel okunmalıdır. Diyanet mensuplarının; müftülerin, imamların, müezzinlerin hepsinin lojmanları var.
Acaba görevlilerin ve sorumluların kaçta kaçının iyi ve güzel Ezan okunması konusu diye bir derdi var?
Bu işin kuralı şudur: Hoparlörün ne kadar açılması gerekiyorsa o kadar açılmalıdır. Daha fazla değil.
Sesi bed olanlar, doğru dürüst Ezan okuyamayanlar hoparlörle okumamalıdır.
Camilerde önüne gelen kişi müezzinlik yapmamalıdır.
Birkaç ay önce
Kadınlı erkekli bir İtalyan turist kafilesi içindeki
(olağanüstü, hadinden fazla)
Sanırım sesin yüksekliğine, hoparlörlerin sonuna kadar açılmış olmasına şaşmıştı.
Güzel, iyi, doğru dürüst, usûl ve kuralına uygun
Bu tenkitlerim ve uyarılarım hiç gözönüne alınmayacakmış… Alınmasın. Ben yazayım da.
03 Eylül 2009