Deniz Gezmiş’ler
Milli Gazete-Köşe Yazıları
- 03 Ocak 2019
Çarşamba
HABER 5 internet sitesi
başlıklı yazımı yayınlamış, onu okuyan bir vatandaş da şöyle bir yorum göndermiş:
“Sayın Eygi… Yazınızın bazı kısımları güzeldi takat DENİZ GEZMİŞ yalanları derken ne kasdediyorsunuz?.. Bugün DENİZLERE çok ihtiyacımız var biz de öyle olabilseydik şu an ABD, AB uşaklığını yapıyor olmayacaktık.”
konusunda ülkemizde fikir ve görüş birliği yoktur. Bir kısım kimseler onu göklere çıkartırken, bir kısmı da yerin yedi kat dibine indiriyor.
Çok açık ve seçik olması ve kolay anlaşılması için
1. O
Ben bir Müslüman olarak Marksizm-Leninizmin doğru, hak, iyi bir ideoloji olduğunu kabul edemem. A priori, materyalist ve ateist bir dünya görüşüdür; a posteriori, bu ideolojinin dünyada yaptığı tahribat ortadadır, 80-100 milyon insanın ölmesine sebebiyet vermiştir. Bir yığın faciaya, sefalete, zulme, baskıya yol açmıştır.
2. Deniz Gezmiş ve arkadaşları
istiyordu.
3. Çin-Hindi ülkelerinden
ve arkadaşları çete savaşları ile ülkeyi ele geçirdiler. Sonunda büyük bir facia oldu,
Hem de korkunç bir şekilde.
Arzu edenler internetten binlerce hattâ milyonlarca kaynağa müracaat edebilir. Hangi ülkede Marksist bir düzen kurulmuşsa arkasından az veya çok katliam yapılmıştır,
4.
ve arkadaşları Türkiye’nin idaresini ellerine geçirebilmiş olsaydılar, Müslümanlara büyük baskı yapacakları belliydi. Çünkü,
5. Amerikan güdüm ve vesayetindeki
rejimlerde halk yumurta tavukları gibi beslenir ve sömürülür. Marksist sistemde ise
baskındır. 1960’lı, 70’li yıllarda Müslümanlar
kerhen
seçmek zorunda kalmışlardır.
6. Deniz Gezmiş ve arkadaşları
ve
7. Suçları sadece bu cinayetten ibaret değildir.
8. Birtakım
Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını demokrat, vatansever, idealist
olarak gösteriyor. Realitede ise onlar masum fidancıklar değil, dehşetli zehirli dikenlere sahip çalılardır. Gezmiş ve arkadaşları neyi yıkmak istiyorlardı?
9. Deniz Gezmiş asıldı. Asılmalı mıydı? Bunun tartışmasını tarihçiler, hukukçular, büyük düşünürler yapabilir. Asılmadan önce sarıklı bir hoca getirmişler, görüşmeyi kabul etmemiş. 1925’ten sonra Türkiye’de inançlarından, fikirlerinden, görüş ve tenkitlerinden dolayı hayli insan idam edilmiştir.
Solcuların, canı can da Müslümanların patlıcan mı?
10. Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra onun uydusu olan hiçbir ülke ve devlet Marksist rejimi devam ettirmedi. Faraza Deniz Gezmiş ve ekibi Türkiye’yi ele geçirmiş olsalardı, Sovyetler Birliği’nin çöküşünden sonra bizdeki Marksist rejim de çökecekti.
Birilerinin göklere çıkardığı, öbürlerinin cehennemin en dibine indirdiği Deniz Gezmiş hakkında insaflı, adil, ciddî eserler yazılmalıdır.
Gezmiş ve arkadaşları Amerikan emperyalizmine karşıymışlar. Sadece bu iddia, onların aklanıp paklanmasına yeter mi?
Fikirlerin ve görüşlerin çatışmasından hakikat şimşekleri çakar… Gezmiş ve arkadaşları konusunda TV’lerde açıkoturumlar tertiplensin, şarlatanlık, demagoji, hokkabazlık yapılmasın, doğru bilgilerin, belgelerin ışığında konuşulsun ve isabetli hükümler/yargılar verilsin… Asla peşin fikirli olunmasın.
Benim, bir Müslüman olarak Deniz Gezmiş’i beğenmem, desteklemem, ona sempati duymam mümkün ve muhtemel bir iş değildir. Dinimi ve kimliğimi inkâr etmiş olurum.
Ateist, Marksist, materyalist kimseler onu beğenebilirler. Doğru olan nedir? Ben mi haklıyım, onlar mı? İşte bu, iki tarafın gerekçelerinden anlaşılır.
Deniz ve arkadaşları Türkiye’ye hâkim olsalardı iyi mi, olurdu, kötü mü? Bu sorunun doğru cevabını bulabilirsek mesele halledilmiş olur. 22 Kasım 2007