Röportaj: 4

'Türk toplumu, köylü, varoş ve bedevi kültürü içinde'

Mehmet Şevket Eygi, "Türkiye'de laikliğin l'si bile yok" diyor. Ona göre binlerce camisi, binlerce müftüsü, imamı, müezzini, yüzlerce imam hatip okulu, ilahiyat fakülteleri bulunan, büyük bütçeli bir Diyanet İşleri Başkanlığı kurumu olan bir devlet laik olamaz. 'Türkiye'deki laiklik değil, devlet dini sistemidir' diyor. Eygi, Türkiye'de sadece İslami kesimde değil genel bir gerileme olduğunu düşünüyor. "Türk toplumu şu anda, bunu köylüleri hor görmek maksadıyla söylemiyorum ama tam bir köy kültürü içindedir, taşra kültürü, varoş kültürü, bedevi kültürü içinde. Türkiye bir İslam ülkesi olarak hem İslam'ın hem çağın çok gerisinde kalmıştır" diyor

KADİFE ŞAHİN
(Milyet, 16 Ocak 2005)

Gazeteci yazar Mehmet Şevket Eygi, hem dindar kişiliği ile hem de Müslüman kesime yönelik eleştirilerde hiç sözünü sakınmamasıyla tanınan bir isim. Bizim söyleşimizde de aynı profil ortaya çıktı. Örneğin; Türkiye'de en büyük gayrimeşru sektörün 'din ticareti' olduğunu söyledi. AKP iktidarına sert eleştirileri oldu. Başbakan'ın cumhurbaşkanı olabilmek için 'zahirde' islami kişiliğini yumuşattığını, ancak, eşinin başını açmayarak, inançlarına bağlılığını sürdürdüğünü söyledi. Aynı şekilde AKP iktidarının da iktidar vizesi için bazı görüşlerini gizlediğini belirten Eygi, Avrupa Birliği konusunda umutsuz. "10 milyon Türk bir anda Avrupa'ya yayılırsa, AB'yi batırır" diyen Eygi, IMF'den şimdiye kadar kimsenin yakasını 'namuslu' kalarak kurtaramadığını söyledi.

Türkiye'de İslam', laiklik uygulamalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Müslümanlar artık Osmanlı'nın 16'ncı asırdaki üstünlüğüne sahip değil. Ancak Müslümanlar'la İslam dinini kesinlikle ayırmak gerekir. İslam'la Müslüman özdeş değildir. Müslümanlar, İslam'a bağlıdırlar ama bu devir Müslümanlar'ı İslami temsil etmezler. Müslümanlar geride kalmışlardır. Türkiye'de İslam büyük darbelere maruz kaldı. İnsan haklarından mahrum bırakıldı. Neticesinde İslami kesim kültür, ahlak ve sanat bakımından geri kaldı. Türkiye'de sadece İslami kesimde değil genel bir gerileme var. Türk toplumu şu anda, bunu köylüleri hor görmek maksadıyla söylemiyorum ama tam bir köy kültürü içindedir, taşra kültürü, varoş kültürü, bedevi kültürü içinde. Türkiye bir İslam ülkesi olarak hem İslamın hem çağın çok gerisinde kalmıştır. Türkiye, İslam'a sırt çevirerek çağdaşlaşmak istendi ama olmadı.

Bunun sonuçları ne, nasıl ortadan kalkacak bu?
Dinle devletin barışması lazım. Demokrasinin, insan haklarının beşiği Türkiye değil, İngiltere, Fransa, Kanada, Almanya, İsviçre. Bu ülkelerde ne yapılıyorsa o şekilde hareket etmeye mecburuz. Fransa'da başörtüsü yasaklandı, yalan, resmi liselerde yasaklanmıştır. Üniversitelerde, katolik okullarında, özel okullarda yasak değil. Türkiye'nin kurtulması için yeterli sayıda vasıflı laik, dinci, sağcı, vasıflı solcu, muhafazakar, tutucu, ilerici, Kürt, sünni ve vasıflı aleviye ihtiyaç var.

Siz Türkiye'deki laiklik uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye'de laikliğin 'l'esi bile yok. Düşünün ki genel müdürlük düzeyinde bir Diyanet İşleri Başkanlığı var. Devletin 76 bin camisi var. 500 küsür imam hatip okulu var, ilahiyat fakülteleri var, 100 binden fazla imam, müezzin, müftü, vaizi var. Ve sonra efendim o devlet laik oluyor. Türkiye'deki sistem laiklik değil, devlet dini sistemidir. Devlet bir dini resmi din olarak kabul etmiş fakat bu dini kendi anladığı şekilde yönlendiriyor. Laiklik Fransa'da var. Devlet bütçesinden para ayırmıyor. Laiklik devlet din işleri için trilyonlarca para ayırabilir mi? Ayıramaz. Müslümanları serbest bırakır, bir İslam cemaati kurun, başınıza da ruhani bir başkan seçin, vakıflarınızı alın, yardım toplayın, imamın maaşını da siz verin, din okullarınızı da kendiniz düzeltin der.

'AKP iktidarı görüşlerini mecburi olarak gizliyor'
AKP'nin bu meselere bakışını nasıl buluyorsunuz?
Halkın desteğini kazanmış bir iktidar, biliyor ki Türkiye'de iki devlet vardır. Bir bildiğimiz konvansiyonel, anayasada yazılı devlet, bir de ne olduğu bilinmeyen acayip, esrarengiz derin devlet var. Derin devlet, yüzde 90 oy alsalar bile böyle bir iktidara icazet vermeyeceği için icazeti gittiler dışarıdan aradılar. Başarılı da oldular. AKP iktidarı mecburi olarak bir takım fikirlerini, görüşlerini, inançlarını, reçetelerini gizlemek zorunda kaldı. Aksi halde o makama gelip de ülkeyi idare edemezlerdi.

AKP hangi alanda başarılı, hangilerinde değil?
AKP uluslararası alanda, ABD ve AB'de çok prestijli bir iktidardır. Efendim, başbakan geliyor, bandolar, kırmızı halılar... Tabii bunlar Recep Tayyip Bey'in kara gözleri için yapılmıyor. Kırmızı halı serenlerin kafalarında sekiz tilki dolaşıyor. Bu prestij için verilen tavizler nedir, buna değer mi değmez mi bunu tartışmak istemiyorum ama bu onların başarılı taraflarıdır. Ama iktisadi gidişatı ben şahsen parlak görmüyorum. Türkiye öyle bir borç bataklığına düşmüştür ki bırakın ana paraları ödemek faizlerini bile ödemeyecek durumdayız.

'10 milyon Türk AB'ye yayılırsa birliği batırır, bizi almazlar'
IMF ve Dünya Bankası destekli program çok başarılı bulunuyor...
Yok efendim, hayır. IMF bir tuzaktır. Bu tuzaktan sadece bir kere Güney Kore namusunu kurtararak çıkabilmiştir. 41 milyar dolar borç almıştı. Lanet olsun dedi vadesinden önce ödedi. Türk halkında üretmek bilinci yok edildi. Herkes hazır istiyor. Çin'e, Tayland'a baktığımız zaman onlar üretken toplumlar. Birçok küçük ülke Nobel kazandı. Niçin Türkiye kazanamıyor. Biz bir sahada birinciyiz. Yaşar Kemal her sene aday ilan edilir, ama her sene kazanmamak suretiyle kendi çapında acayip bir rekor kırmış olur. Medeni toplumlar sorgulama yapan toplumlardır. Büyük medyayı bunları tartışır vaziyette görmüyorum, gazetelerimiz genel bakımdan hepsi magazin gazetesi oldu. Türkiye'de The Times, Le Monde gibi ciddi bir tek gazete bulamazsınız. Ben Milliyet'i bir noktada takdir ediyorum. İnternetten takip ettiğim zaman bana en çok Milliyet'in haberleri zengin geliyor.

AB sürecinde çözümler yaratılamaz mı?
Türkiye'yi kesinlikle üye olarak almazlar. Bir Türkiye bütün Batı ve Orta Avrupa ülkelerinden yüzölçümü olarak büyüktür. Avrupa ülkelerinde nüfus azalmaktadır, Türkiye'nin çok büyük bir nüfusu var, hızla artıyor. Yunanistan'da yakın zamana kadar birinci tehlike Türk tehlikesiydi, şu anda birinci tehlike nüfusun artmaması. 10 milyon Türkiyeli Avrupa'ya yayıldığı vakit sadece bu batırır Avrupa'yı. Türkiye'nin bugünkü durumu ile alınırsa Avrupa Birliği'ni batırır. Türkiye parçalanır, bölünür tam bir sömürge haline gelirse alırlar. Türkiye'deki bugünkü insan haklarıyla, laiklikle giremez. AB'de resmi idolojisi olan hiç bir ülke yoktur. Resmi idoloji demokrasi ve hukuka karşıdır.

'Cumhurbaşkanlığı için Müslüman kişiliğini zahirde yumuşatıyor'
Başbakan'ın 'ılımlı İslam' tanımlaması bu resmi idolojiden mi kaynaklanıyor?
Tayyip Bey Müslüman bir kimsedir. İktidar olmak istiyordu. Şimdi de cumhurbaşkanı olmak istiyor. Tabii bunu Müslüman kişiliğiyle yapamayacağını bildiği için Müslüman kişiliğini zahirde yumuşatmıştır. Yoksa bakın hanımının başını açtırmadı. Çankaya Köşkü'ne çıkamıyor. Hanımı Beyaz Saray'a, Avrupa ülkelerinin cumhurbaşkanlarıyla resmi resepsiyonlarda birlikte bulunubiliyor fakat Türkiye Başbakanı olduğu halde hanımını Çankaya Köşkü'ne götüremiyor. Bunda da diretiyor, başını açmıyor. Demek ki Tayyip Bey'de bazılarının zannettiği gibi bir değişiklik olmamıştır.

Yolsuzluklar konusu büyük bir sorun...
Yolsuzluk sosyal bir hadise. Hukukla, ceza kanunu ile mahkemelerle, hapishanelerle, müfettişlerle önlemenin imkânı yok. Türkiye'nin eğitimi kötüdür. Aile düzeni sarsılmıştır, değerlerini yitirmiştir. Bir ülkede para ana değer haline geldiyse o ülkede yolsuzluk artar. Birtakım adamlar pek nümayişli, gösterişli şekilde tutuklanıyor. Birisi ayıldı bayıldı. Bunlar tabir-i caizse hamamın namusunu kurtarabilir. Yine malı götürüyorlar. Birtakım hassas kurumlara dil uzatmak istemem ama Türkiye için çok önemli bazı kurumlara mensup kişilerin adliyedeki maceralarını da okuyoruz. Yine bir takım yüksek makamlardaki resmi ağızlar banka soydurtmayacağız falan diyorlar, peki bugün Türkiye'de Edirne'den Kars'a Sinop'tan İskenderun'a kadar bir ihale yolsuzluğu var. Niçin konuşmuyorlar. Gidin belediye başkanlarının etrafına, 'Sayın başkanım, sayın başkanım' diye bir yığın aç yalaka diller döküyor.

'Din ticareti, Türkiye'de gayrimeşru sektörlerin başında'
Türkiye'de dinin siyasete alet edilmesi diye bir tartışma vardır. Ne diyorsunuz?
Türkiye'de din ticareti ve din sömürüsü çok fazla yapılıyor. Din sömürüsü belki de Türkiye'deki gayri meşru iş sektörlerinin en başta yeralanlarından biridir. Ben bunu bir dindar olarak söylüyorum, Türkiye'de dehşet bir din sömürüsü var, hem maddi hem manevi olarak.

Günleriniz nasıl geçiyor?
Cep telefonum yok, televizyonum yok. Gazete de almam. İnternetten bakıyorum. Kitap okuyorum. Daha çok da yabancı dilde okuyorum.