![]() |
|||||||||||||
| Ana sayfa | Hayatı | Eserleri | Röportajları | Analizler | Foto galeri | İletişim | |||||||
|
Mehmet Şevket Eygi'nin yazılarına ulaşmak için tıklayınız...
|
|||||||||||||
|
Tercüme-i Hâlim Genç okuyucular içinde hakkımda bilgi sahibi olmayanlar tercüme-i hâlimi (özgeçmişimi) sorup duruyorlar. Kendimi reklâm etmekten, hattâ tanıtmaktan bile hiç hoşlanmıyorum. Bu sütunlarda islamî bir âmme hizmeti görmekteyim, binaenaleyh gayet muhtasarca bilgi vererek bu tercüme-i hâl işini geçiştireyim. 1933 doğumluyum. İlk, orta lise tahsilini Galatasaray'da yatılı olarak yaptım. (Fakülte arkadaşım Cemal Süreyya bir yazısında parasız yatılı olduğumu yazmış, yanılmış, ebeveynimin fedakârlıklarıyla okudum). Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi siyasî bölüm (diplomasi bölümünden) 1956'da mezun oldum. Memuriyet olarak Diyanet İşleri Başkanlığı’nda iki sene Fransızca mütercimliği yaptım. Bir ara Ömer Nasuhi Bilmen hocanın hususî kalem müdürlüğüne de baktım. 1960'da memuriyetten istifa ile İstanbul'a gazetecilik yapmaya geldim. Haftalık Yeni İstiklâl gazetesini çıkarttım, Bedir Yayınevi'ni kurdum. 1966'da günlük Bugün gazetesini çıkarttım. devamı>> |
|||||||||||||
|
|
|||||||||||||
|
Röportaj 1: Kanlı Pazar'da sorumluluğum yok,
(Yenişafak'tan Fadime Özkan Röportajı) İslami faaliyetlerinden hiç pişmanlık duymadığını söyleyen Mehmet Şevket Eygi, kanlı pazar olayları için "yine aynı şeyi hiç tereddütsüz yapardım" diyor Mehmet Şevket Eygi'nin adını duyduğunda ceketinin önünü ilikleyenlerden misiniz, tüyleri diken diken olup aman uzak olsun diyenlerden mi? 1960'lı yıllarda Türkiye'deki İslami hareketi ateşleyen, Bugün adında günlük, Büyük Gazete ve Yeni İstiklal adında haftalık gazeteler çıkaran ve son 15 yılı Milli Gazete'de olmak üzere 46 yıldır yazan bir isim Mehmet Şevket Eygi. devamı>>
|
|||||||||||||
|
Hayat tarzının yeniden üretilmesi ve
AHMET TURAN ALKAN Ahmet Turan Alkan - t.alkan@zaman.com.tr - Sayı: 557 - 08.08.2005
Dört-beş sene kadar önce nadir İstanbul ziyaretlerimden birinde yolumuz Çamlıca tepesinde İstanbul Belediyesi’nin işlettiği bir lokantaya düştü. Adını hatırlamıyorum. Farklı bir lokantaydı bu. İskemle yerine sedirler, masa yerine sini sofralar konulmuştu ve Osmanlı mutfağının yemekleri veriliyordu. Vakit akşamüstü idi, ortalık karardı, birilerinin lambaları yakmasını beklerken bir garson gelip masanın üstündeki kandil benzeri bir eski aydınlanma aracını tutuşturup gitti. Arkadaşıma sordum, bu lokantanın ‘tarz’ını, Mehmet Şevket Eygi’nin biçimlendirdiğini söyledi. devamı>> |
|||||||||||||
|
Yazı Ustası Olarak Mehmet Şevket Eygi
Ahmet N.Güvener Boyuthaber, 03.03.2008
Türkiye’de her gün okumayı itiyad hâline getirdiğim az sayıda yazardan birisidir Mehmet Şevket Eygi. Kimisi Eygi’nin yazdıklarını çarpıcı ve faydalı bulur, kimisi ise, asla ayağa düşmeyen ve düzeyinden sapmayan ironisinden hoşlanır. Kuşkusuz ki, bunlar da çok mühimdir ve benim Eygi’nin yazılarını kaçırmayışımda etkilidir. Fakat Şevket Eygi yazılarının müdavimi olmamın asıl sebebi, dolu dolu geçirilmiş yıllarla Türkçe fıkra yazmanın imkanlarını ustalıkla birleştiren büyük bir kalem olmasıdır. Diyebilirim ki, Mehmet Şevket Eygi, fıkra muharrirliğinde yaşayan en büyük zirvedir. Mehmet Şevket Eygi’nin yazılarının ehemmiyetinin ve elzemiyyetinin hafifsenemeyeceğini belirttikten sonra diyeyim ki, sayın Eygi oturup salata tarifi yazsa, büyük bir dikkat ve iştiyakle okurum. devamı>>
|
|||||||||||||
|
Röportaj 2: Mehmet Şevket Eygi: Hiçbir işe yarayamıyorum Cemal A. Kalyoncu - c.kalyoncu@aksiyon.com.tr - Sayı: 559 - 22.08.2005 Müslümanlara yönelik sürekli eleştiriler getiren Mehmet Şevket Eygi, ‘imalat hatası’ bir Galatasaraylı ve aynı zamanda Mülkiyeli. 1960’larda çıkardığı Bugün gazetesi ile her cephede birden savaş ilân etmesini en büyük hata olarak değerlendiren Eygi, toplum tarafından kucaklanmamasının sebeplerini, hatalarını ve pişmanlıklarını Aksiyon’a anlattı.
1969
yılındaki Kanlı Pazar hadisesinde kendisinin kesinlikle bir kastı olmadığını
söyleyen M. Şevket Eygi, olayların derin devletin tertibi olduğunu ifade ediyor:
“Provokasyondur. Herhangi bir sorumluluğum olsaydı aleyhimde bu konuda dava
açılmış olurdu.”
|
|||||||||||||
|
Eygi'den
‘Sabetaycılar’ kitabı
Hürriyet, 17 Eylül 2000
İSLAMCI yazar Mehmed Sevket Eygi, son kitabında Türkiye'de ‘dönmeler’ diye de bilinen ‘Sabetaycılar’ı anlattı. Eygi'nin ‘İki Kimlikli, Gizli, Esrarlı ve Çok Güçlü Bir Cemaat Yahudi Türkler Yahut Sabetaycılar’ adlı kitabı, yıllarca içe kapalı olarak yaşayan Sabetaycıları, ‘Evet Ben Selanikli’yim-Türkiye Sabetaycılığı' adlı kitabıyla kamuoyunun gündemine oturtan Ilgaz Zorlu'nun kurduğu Zvi-Geyik Yayınları tarafından basıldı. Kitabın, yayınevi tarafından yazılan tanıtım yazısında Eygi'nin 10 yılı aşkın süredir ‘Sabetay Sevi ve Türkiye Sabetaycılığı’ konusunda makaleler yazdığına dikkat çekilerek, ‘‘Şunu kabul etmek gerekir ki Mehmed Şevket Eygi, sabetaycılık sorununun İslami platformlarda ve Müslümanlar arasında tartışılmasını sağlayan kişidir' denildi. devamı>>
|
|||||||||||||
|
'Huzurunuza varıp irşad olabilsem'
Bülent GÜNAL
SÜRPRİZ KONUK
|
|||||||||||||
|
Yazar Eygi'ye 1 yıl hapis cezası
|
|||||||||||||
|
Röportaj: 3 Benim pişirdiğim gibi her aşçı pişiremez Mehmet Şevket Eygi, Müslümanların yeme içme konusunda israfa kaçtığını belirterek bu konuda orta yolu bulmak gerektiğini söylüyor. Lüks lokantalarda yemek yemekten kaçındığını belirten Eygi'ye göre bir kişi böyle mekanlara gitmeden de iyi yemek yiyebilir
Eygi ile Hacı Abdullah'ta buluştuk ve yemek medeniyetini konuştuk
RAMAZAN BİNGÖL Fermanla Hacı Abdullah Mehmet Şevket Eygi ile Beyoğlu'ndaki tarihi Hacı Abdullah Lokantası'na gitmeye karar veriyoruz. Zamanında Sultan II. Abdülhamit Han'ın resmi müsaadesi ile açılan lokanta geçmişin tarihi dokusunu muhafaza etmekle birlikte pek çok siyasetçiyi ve ünlü ismi ağırlamış. Bir kişi ortalama 30-50 YTL'ye doyuyor. Mehmet Şevket Eygi'nin lüks bulduğu Hacı Abdullah Lokantası, iç dekoru, temizliği ve insana hissettirdiği tarihi atmosferi ile de göz dolduruyor. Lokanta'ya girdiğimizde Eygi, kuzu incik ve Peygamber Efendimiz'in de (sav) çok sevdiği bir yemek olduğunu belirttiği helise yani bugünkü adıyla keşkek siparişi veriyor. devamı>>
|
|||||||||||||
|
Röportaj: 4
'Türk
toplumu, köylü, varoş ve bedevi kültürü içinde' |
|||||||||||||
|
Röportaj 8:
En güzel
İstanbul yemekleri |
|||||||||||||
|
Çamlıca simidi öksüz kaldı
Çamlıca Simidi'nin mucidi olarak bilinen Cafer Özsoy emekli oldu. Özsoy'u, Büyükşehir Belediyesi Sosyal İdari İşler Müdür Yardımcısı ve Çamlıca Tesisleri'nin mimarı Suat Hakkı Kutlay, Çamlıca Tesisleri Sorumlusu Ekrem Düzcan ve Müdür Yardımcısı İsmet Soner birer plaket vererek emekliliğe uğurladılar. Çamlıca Simidi'ni Mehmet Şevket Eygi'nin isteği üzerine ürettiğini belirten Cafer Özsoy, formülü kendisine ait simitin ortaya çıkış hikayesini şöyle anlattı: Şevket Eygi'nin önerisiyle çıktı "Tesislerimizin ismiyle anılacak bir ürünün ziyaretçilerimize sunulması gündeme geldi. Şevket Eygi Bey, benden böyle bir ürün yapıp yapamayacağımı sordu. Üç gün izin istedim. Bu sürenin sonunda aşureyi örnek alarak bir kurabiye çeşidini kendisine götürdüm. Ancak tansiyonunu arttırdığını söyleyerek bu ürünü kabul etmedi. Ben de kendisine ortadirek bir vatandaşın Çamlıca'ya geldiğinde ne yemek isteyebileceğini sordum. 'Simit ve çay' cevabını alınca tereyağlı, kaşarlı ve sütlü bir simit imal ederek adına 'Çamlıca simidi' koyduk". · İSMAİL ZELVİ / İSTANBUL 30 Mart 2003
|
|||||||||||||